Bugün acayip bi gün oldu, 1 hafta kadar önce yarıladığım bi kitabı baştan okudum.
Okuduğum kitapların arasına kaldığım yeri unutmamak için işaretleme ya da bi ayraç koyma gibi bi huyum yoktur. Sayfa numarasına bakarım ve unutmam. Nasıl olduysa onu unutmuşum! Tolstoy – İtiraflarım.
Biraz aradım taradım ve fakat bulamadım kaldığım yeri…
Zaten ince bi kitap, 96 sf. başladım en baştan :)
Bitirdim aynı gün. Acayip şeyler öğrendim, hayatın anlamına ait düşündüklerim gerçeğin aksine gayet de karmaşıkmış.
Aslında uzun bi süre ne “bok” yediğimi bilmeden yaşıyormuşum. Zaten hayatın anlamını bi kere kaybettin mi, ayarı şaşıyor insanın, acayip bi şekilde herşeyi sorgulamaya başlıyor, öğrenmek için değil, kendini bi “bok
sandığı için, en azından kendim için böyle. Kitabı okumaya başlamadan 1-2 gün önce biraz hayata dair bişeyler öğrenmiş içimdeki bu “anlam” olayını kısmen çözmüştüm, ama Tolstoy un kitabını okuduktan sonra, “üstümden bi yük kalktı” dedim.

Ne kadar basitmiş meğersem hiç kendini yırtmana gerek yokmuş, hayatın anlamına dair bişeyler mi arıyorsun?
Tolstoy – İtiraflarım! “davsiye ederim!”
saygılar öptüm görüşürük.